Plastik yollar inşa etmek ilk bakışta o kadar da çevre dostu bir fikir değilmiş gibi duruyor. Aslında uygulamayı incelediğinizde öyle olmadığını görüyorsunuz.

Yol yapımında plastik kullanma fikrini ilk olarak Thiagarajar Mühendislik Okulu’ndan Rajagopalan Vasudevan ortaya atmış ve geliştirdiği tekniği 2006 yılında patentlemiş. Sonrasında çok avantajlar sağlayan tekniği herkesin serbestçe kullanımına açmış.

Plastiğin çevre dostu olmadığını biliyoruz. Doğada ne kadar uzun sürede çözündüğüne dair bir paylaşımla muhtemelen karşılaşmışızdır çok kez. Durumun vehametini göstermek adına bazı istatistiklerle de desteklemek gerekirse dünyadan her yıl giderek artan plastik üretiminin 2019’daki miktarı 368 milyon ton olarak gerçekleşmiş. Üretilen plastiğin %50’si tek kullanımlık. Yani bir kereliğine ve çok kısa kullanıp sonra atıyoruz. Toplam üretilen plastiğin maalesef %91’ini geri dönüştüremeyip çöpe atıyoruz. Üstelik %10’undan fazlasını da denizlere ve okyanuslara boşaltıyoruz. Yani denizleri ve okyanusları plastiklerimiz için çöp kutularına dönüştürmüş durumdayız. Tam da bu nedenle kullanılmış plastiği dönüştüren ve farklı şekillerde tekrar kullanıma kazandıran fikirler ve projeler çok değerli.

Plastiği inşa edilen yollarda kullanmak bir çok avantaj sağlıyor. Bir kere plastik atıkları bu şekilde değerlendirmiş oluyorsunuz. Üstelik karışımında plastik kullanılan yollar çok daha uzun ömürlü oluyor. Ağır yüklere karşı sağladığı esneklikle daha dayanıklı hale geliyor. Yolun suya karşı dayanıklılığı daha yüksek oluyor. Yollarda çukur vb. oluşumları çok aza iniyor. Plastik yolların ses emilimi daha iyi oluyor. Bu şekilde inşa edilen yollarda daha az asfalt kullanılıyor ve yol yapım maliyetiniz düşüyor.

Geliştirdiği plastik yol yapma tekniğini tüm dünyaya ücretsiz olarak hediye eden Rajagopalan Vasudevan üretimini azaltmak bir yana her geçen gün artırdığımız plastiklerin atıkları için muazzam bir kullanım alanı bulmuş. Her tür atık plastiğin kullanılmasının mümkün olduğu bu tekniğin en güzel yanı da uygulamasının çok zor olmaması. Yol yapımında kullanılan taş ve kumlar 170°C gibi bir sıcaklığa getirildikten sonra üzerine parçalanmış plastikleri ince bir tabaka olarak serpiyorsunuz. Sonrasında bu katmanın üstüne ısıtılmış zift ekleyerek plastik katmanın katılaşmasını sağlıyorsunuz. Her ne kadar bu tekniği ve plastiğin yol yapımında kullanılması fikrini Rajagopalan ortaya atmış olsa da sonrasında daha farklı teknikler de geliştirilmiş ve geliştirilmeye devam ediyor.

Plastik yol yapımı dünya genelinde başta Hindistan olmak üzere farklı ülkelerce kullanılmaya başlanmış durumda. Örneğin, Hindistan’da 2019 yılı itibariyle plastik kullanılarak yapılan yol uzunluğu 21.000 km’yi geçmiş. İngiltere, Avustralya, Hollanda gibi diğer ülkelerden peşinden geliyorlar.

Türkiye hem plastik üretimi yapılan hem de dışarıdan da plastik atık ithal edilen bir ülke konumunda. Hatta Çin normalde dünyanın en büyük plastik ithal edicisiyken plastik ithalini 2018’de yasaklamasıyla birlikte Türkiye’nin plastik ithali hızla artmış. Örneğin 2020 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere’den toplam 659,960 ton plastik atık ithal edilmiş.

Diyeceğim o ki sıfır atık politikasına sahip bir ülke olarak Türkiye plastiğin yol yapımında (eğer başlamadıysak) kullanımını değerlendirmelidir. Plastik yol geliştirilmeye açık bir teknoloji. Daha çok plastikten, daha sürdürülebilir ve daha az maliyetli yollar yapmak mümkün görünüyor.